17 Ocak 2011 Pazartesi

The wait is ova (i wish..)




Bizim okul çok şey havasında "evet biz farkettik facebook zararlı, biz kullanmıyoruz". resmine bakmak istediğim herkesin facabooku yok amk! ne işime yaradı o zaman facebook sahibi olmak............
okul dışında birde matt. bugün bir yerden resmini buldum. ölüyordum sevinçten.
bütün ortak arkadaşların resimlerini tarayıp bulamayıp sonra pat diye bulunca......
Tanrım sevgilisini öldürmeliyim. ve şey. yarın fizik sınavım var benim biliyor musun?
Şu 1i 2 yapsam olucakta.. 55 felan almam lazım! Ki bunu yapmak cidden zor.
İlk yazılıdan 1 kişi 2 aldı, gerisi 1....
Bu saatte birde dolmaları hüplettim. Iagh kalbim ağrıyor.
Bir bağlantı var mı bilmem, gece gece bir yada burger gibi şeyler yediğimde kalbim ağrıyor.
birde 2 gündür bilgisayar abimde. manyak yapıştı. şimdide kalemle oynuyor tık tık tık tık. Sinir olurum. BÖÖÖÖ!
Birde sakal çok ortam çocuğu. Her gece içiyor hayvan.
Sonrada gel......................... Öyle.
Aslında okul iyi gidiyor diyebilirim. Derim lan! Tenefüslerde bildiğin trafik oluyor. Ve kimi dinleyeceğimi bilemiyorum. Herkes bir ağızdan benimle konuşuyor felan.
A ile oturup all these think i hateeeeee ! diye brutal yapıyoruz.
Ş ile... Matt olayları ve o benim okulda yanımda olan ilk kişi, o ayrı açıkçası.
Meyrayla sakal muhabbeti*-* ama onlarla takılmak için satıyor hep, sinir oluyorum.
D ile HIM ! Eğleniyorum ben amk! :D
Töbe töbe, Allah bozmasın lütfen tahtaya vurun okuyan sayın insan.
Çok mutluyum çünkü ben bu durumdan.
Birde sınıfı kötü etkiliyorum amk kjgsfdnbjısfb Bilmedikleri, bilmemeleri gereken şeyler öğretiyorum, takıntı yapacak gruplar sarıyorum başlarına Him, rammstein, manowar...
Öyle. Sonraaaaaaaaa
Bizim okul bir aile işte. Çok avantaj bu. Popülerlik yok, gruplaşma yok.
Herkes ama herkes birbirini tanır, bilir, sever.
O kadar hoş, o kadar hoşuma gidiyor ki.
Birde E var. Gitmesin maloş ben onu seviyorum yeaaaaaa.
Ne makara çocuk. Ve kimin kankası...
Lanet olsun bu süper. Kullanmıyoruz çocuğu ya bir an öyle durdu. Onu çok seviyoruz.
Ama onu görmek için e'nin yanına gitmekte bir başka oluyor.
Umarım şifreleme açık olacak gibi değildir, yoksa SIÇTIK!
öhöm.
sevgiler saygılar.
Hayır tek korkum, falcı lise hayatın sorunsuz ama üniversitende sorunlar olacak demişti.
Lise daha çok başında ama şuan bir sorun yok.
Üniversite için korkmalı mıyım dostum?
Bir daha gideceğim sanırım. Kartını bulayım daaaa.
Ben gidiyoruuum. Di bu haftadan sonra sınav haftam bitmiş bulunmakta.
Benimsiiin yea para biriktir! ve şey. hala buluşalım demedi.
Herkese tarih verdi. konuştuk biraz ve buluşabilecek miyim dedim cevap vermedi sonra.
Bitti sanırım.. Çabalayamıyorum daha fazla.
Buraya kadarmış demek. Umrunda olduğumu sanmıyorum.
Bunları söylesem reddeder. Belki de cevap vermez.
Uğraşmanın anlamı yok. Ama içim içimi yiyor ve sürekli profilini inceliyorum yazışmalarını okuyorum. Delirmeme ramak!
Öptüm seni.
<3

10 Ocak 2011 Pazartesi

kill them all.



Resimlerine bakarken onların, ağlamaklı oldum.
3ünün hayatına birden giren bir yabancıydım. Alıştık birbirimize. Saatlerimizi harcadık. Kuş ile sabahladık, N ile dertleştik. Kimseye anlatmadığım şeyleri anlattım ona. "O"na herşeyimi verdim ben. Herşeyden fedakarlık yaptım. Ama 3ü ayrılmazdı ve hayatlarından gelip geçenler vardı. Bende geldim ve başka biri yüzünden geçtim. Ama en azından "O"nunla ayırdık yollarımızı sadece. Bu yoldan bana kalanlar, dostlarım da oldu sanırım. Yinede o bu hikayenin kahramanıydı, zamansız öldü başkahraman. Benim için. Bana hissettirdiklerinden sonra -diyorum çünkü herşey benim içimde yaşandı aslında, o yaptıkça ben kendi kendime kırıldım krizler geçirdim.- eskisi gibi oluruz ona göre belki. Her zaman güçsüz taraf oldum, affetmiş, unutmuş gibi göründüm zaten. Yine içten içe yıpranan oldum. Ama benim için eskisi gibi olamayız mesela. Di bu yazı bugünki kişi yüzünden diye düşünür. Hayır değil. Daha önceki kişi Di. Ama bugüne geleceğim.Aslında en azından "O"nunla eski bir arkadaş olarak kalmayı başaracağız sanırım ama asıl koyan şey, bugünki konu, kardeş gibi kalamasak bile onunla arkadaş bile kalamamız. Cevap vermeye bile tenezzül etmemesi ve benim ortak arkadaşlarımdan birine rica edip sordurmayı düşünecek kadar çaresiz hissetmem. Ben sormam heralde. Zaten ya cevap vermez yada acıtasyona çevirir. Hep böyle yapmadınız mı zaten? Evet üstünüze alının millet! Bazı cevap veremediğiniz şeylerden acıtasyon yaparak lehinize çevirmediniz mi? Yaptınız tabi. Peki karşınızdaki kırılanı farkettiniz mi ? Karşınızdakini çocuk mu sanıyorsunuz? Cevap veremediğinizi ben farketmedim mi? Daha da uzatmadıysam konuşma çirkinleşmesin, 2 tarafta onarılamayacak yaralar almasın diye.
Baksanıza nasıl doldurmuşsunuz beni.
Hayatınıza girmekle ne büyük hata yapmışım ben.
Zaten uzaktan güzel görünenden korkmalıyız asıl.
Keşke hiç tanımasaydım sizi,, ikinizi de. Hayatımda bir hayalkırıklığı olmasaydınız.
Kardeşim kelimesini keşke ağzınıza alamasaydınız.
CEHENNEME GİDİN!

Gerçekten yazmak istemiyorum, böyle hissetmek kimseyi suçlamak felan.
Ama siz beni kalpsiz mi sanıyorsunuz kendiniz gibi?
Umarım bir gün onlar için beni sattığınız kişiler size çok daha ağırını yaşatır.
Siz sevilmeyi haketmiyorsunuz.
Nefret doluyum evet.
Şimdi yarın cevap yazsan nasıl cevap atarım ben sana?
Seni kırmadan?
Nasıl kalpten yaparım?
Nasıl sahte bir kalp koymam oraya?
NASIL ?

Ve yazmassın zaten. O kadar yüzsüzsün işte.
Sorunca görmemişsindir ama eminim, asla görmessin zaten.

Herşeye rağmen siz asla "bittiniz benim için" cümlesinde olamazsınız.
Geri geldiğinizde yine seveceğim ben sizi.
Beni acıtanda bu kadar güçsüz olmam ya zaten.
Evet ben din çalışmak yerine size nefretimi kusuyorum, hiçbirşeye aklımı toplayamıyorum.
Size en kötü dilekleri sunuyorum.

9 Ocak 2011 Pazar

Keşke yanlız bunun için sevseydim seni


Bugünün birinin ölüm tarihi.
ve Dünya biraz daha yalnız Cemal Süreyasız derim ben.
Bütün kara parçalarında, afrika dahil.




30 Aralık 2010 Perşembe

cingılbeelcingılbeel. 2011.



E madem bende yazayım, yeni yııııl !
Her zaman yeni yıl için heyecan içinde olmuşumdur, buna engel olamam.
Ne kadar herşey daha iyi olmayacaksa da, inanmak istiyor insan.
Bu yıl mutlu olmak istiyorum.
Sevgi, sağlık vs demiyorum.
Beni mutlu eden şeyler onlar evet; sevgi, sağlık, arkadaşlık..
Ama doğru olduğunda.
Mutlu olmamı sağladığında.
Ben mutlu olmak istiyorum.
İçten gülümsemek istiyorum bu yıl.
HOŞGELDİN 2011, BANA MUTLULUK GETİR...

29 Aralık 2010 Çarşamba

wake up





Kendimi yukarıdaki gibi hissediyorum. (Yukarıda birşey yok boşuna bakma fgxbgjfkn bir video vardı ve bayıldım ama yükleyemedim, başarırsam sonda olabilir) O kadar yorgunum ki, bugün gezi vardı ve ben evde yatmayı tercih ettim. Uyandığımda saat tam okuldan geleceğim saatti, bence bu bir işaretti. Uyumak yerine geziye gidebilirdim. Ya da çok mu tembelim ben?
Ve çok mu aptalım? Matematikten özel ders aldığım halde notlarım 65 ve 49. Ve ironiye bakın, genelde ilk yazılıdan 15 civarı alıp 60a çıkaranlar var. Bir kişi 100 aldı. Ama benim notum düştü! Herkesin anladığı şeyi anlayamayıp-salak beeen!-, kimsenin anlayamadıklarını anlama sorunum var. Çok sinirliyim kendime. Edebiyattanda 66 almışım. Gerçi hoca notlar gerçekten çok kötü 5alan yok felan dedi fakat... Bilemiyorum çünkü bugün gitmediğim için Ş hariç kimsenin notunu bilmiyoruuum.... Bu kadar okul muhabbeti yeter sanırım.
Gelelim asıl bana..
Kendimi soyutlanmış hissediyorum. Kimseyle konuştuğum yok, yeni okulumdakiler hariç. Ki onları da hergün görüyorum, konuşmamam imkansız.
Bazı konuşmadığım insanlarla içim rahat. Onların aramız açılsa bile yanımda olduklarını biliyorum, hissedebiliyorum.
Bazıları... Benden uzaklaştıklarını hissediyorum. Beni çok üzen bir kişi var özellikle. Kardeşlerime ekliyorum, siliyor, duvarına yazıyorum cevap bile vermiyor. Ama durumunu değiştiriyor, başkalarıyla konuşuyor. Gördüğüne ama umursamadığına neredeyse eminim. Ve bu o kadar kötü bir duygu ki, bilemezsin.

-
Evet şuan tamamen farklı bir ruh hali içindeyim. Yengemler geldi -hiç gitmiyorlar ki- yemek yemeğe gittim. Olay şöyle oldu, şalımsı şeyime çorba döktüm kalktım silmek için. O arada annemle bir şey hakkında tartıştık gibi oldu, ben ayaktayken. Geldi mal pul biberi almış eline aç ağzına dökücem felan, aklınca espri yapıyor. Açmayınca üstüme başıma döktü. Bende masaya fırlattım şalı -ki böylece içine sıçmış oldum- bağırdım çektim çıktım mutfbktan. Şimdi odamdayım kapıyı da kilitledim, hiç çıkıp uğraşmak istemiyorum. Yemeği de boğazıma dizdi!
Artık kendimi korumak istiyorum, ona güvenip gülümsediğimde, onunla konuştuğumda bir laf edip kalbimi kırıyor. Bende onunla konuşmuyorum. Zaten eskiden beri onla bir küs bir barışık olmuşumdur. Yok uyamıyoruz birbirimize. Ne benim onun laflarını kaldırabilecek bir yapım var ne onun. Bu durumun içinden nasıl çıkabilirim? Bize gelmedikleri zamanda üzülüyorum çünkü onlar evin sesi, ev onlarsız sıkıcı oluyor.. Bilmiyorum. Onlarsızın büyük bir kısmı yengem aslında. Onsuz. Ama o da kocası olmadan olmaz. Öf.
Bu kelimeyi çok kullanıyorum, yine;
SIÇTIK!