31 Aralık 2012 Pazartesi

When dreams come true, shining bright

2012nin son yazisi buruk olmasin istedim, icim elvermedi oyle olmasina kostum buralara telefondan olsa da :)

Herkese, hepinize istediginiz gibi, saglikli, huzurlu bir yil diliyorum o zaman.
Nese yaninizdan eksik olmasin, hep gulumseyin.

Evet bu tarz yazi benim tarzim degil ama guzel bir gun, sicacik bir gece.
Ne bileyim, nasil hissediyorsam oyle.

Caninizi da sikmayin birseyler icin. Ben cok sikiyorum, deli gibi sikiyorum ama eninde sonunda olmuyorsunuz, sadece hayatta kalmaya devam ediyorsunuz.
Zamanla daha iyi ve daha iyi oluyor.
Ustu kumla ortuluyor.
Umutsuz olmayin.
Ben isigi gordum. Ellerimle gozlerimi mi kapatirim, isigin ustune mi giderim daha belli degil ama bu da bir ilerleme.

Kendinize inanin yahu.

Tamam sakinim, kendime doneyim ben. Blogumu ele gecirmediler korkmayin. Just good mood.

Sevgiler, 2013te bir cok yazida birlikte olmak uzere o zaman Lucius.
Kimse yoksa bile, sen varsin.
Gaye de var. Brian ya da..

Kactim, bebek!

Amaçlarımın tersine



Zaten ne zaman birşey yapmak isteyip, o amaç doğrultusunda hareket etmeye kalksam tersi olur şuan da olduğu gibi.
Düşündüm ki düzgün, maddeli, neşeli, insanlara umut veren bir yılbaşı yazısı yazıp koyayım bloga.
Yılbaşından önce yazdığım son yazı olsun, sonraki yazım yeni yılda girilsin.
Düzgün bir "end" getirelim şuraya.
Ama gerçekleştirmek ne mümkün ?
Zaten istediğim niteliklerde olmayan yeni yıl yazım, son yazı da olmadı. Çünkü içimden yazmak geliyor.
Şu garipliğe bak ? Onca zaman yazısız boş duran bloga, yazmayayım dediğim zaman yazmak isteğiyle dolarak geliyorum. Neyse canım, o kadar da şikayetçi değilim.

Annemin spor salonuna yazılması gibi bir mevzu var, bakalım eğer o yazılırsa bende takılırım peşine.
Havuz baya küçük diyorlar, üzüldüm be hacı.
Aslında o kadar da üzülmedim de.

Güzel olmamış mı ?

Ne kadar taktığımı siz anlayın bence.


Boşluk oluşturan insanlar

Şuan yine o anlardayız evet, kendimi deli gibi yalnız hissettiğim anlarda.
Hani olur ya, herşey senin için bittiğinde, dünyanın en yalnız ve mutsuz insanı olduğunda aradığın zaman koşa koşa gelip sana sarılacak biri olur. Tek biri.
Ona gözün kapalı güvenirsin. Her zaman ordadır.
İşte benim öyle birim yok.
Bunun boşluğunu yaşamaktan o kadar sıkıldım ki.

Tabii kimseye asla güvenemediğim gerçeğiyle birlikte bunu istemem tam bir çelişki.
Öyle biri olsaydı da güvenmez miydim acaba?
Yada zaten güvenmediğim için mi öyle biri yok ?

Bir önceki "atarlı" yazımı önemseyenlere teşekkür edeyim tekrar. İnsan mutlu olmuyor değil tabii.
"Someone who cares"


Ben hem Jb istiyorum hem de Mb.

Ayrıca yeni bir teknolojik cihaz almamaya karar verdim taa ki elimdekiler parçalana, patlayana kadar.
Tüketim toplumu kadar iğrenç birşey yok değil mi sevgili okuyan?
Ben bunu reddediyorum. Reddedemiyorum.
Deniyorum.

Where is my mind..

He dün farkettiğim birşey var. Ekşisözlükte, bir şarkıyla ilgili başlık var. 153 entry girilmiş, kocaman bir başlık. Bu yazarlardan sadece ama SADECE 7 tanesi şarkının anlamını bilerek birşeyler yazmış oraya.
O kadar iğrenç birşey ki bunu görmek.
Bu bilgiye ulaşmak için tek tek okudum hepsini, işe yarayanların resmini çektim. 7 tane resim.
146 tane boşluk.

29 Aralık 2012 Cumartesi

Bilin diye yani

Bir de unutmadan, awaken'ı anlayabiliyorum. Böyle boşluğa yazmak, insanların okuyorlarsa bile sadece okuyup, işleri bitince sayfayı kapatmaları çok kırıcı. Bilin diye söylüyorum.
Ben mesela bunu yapmamaya çalışıyorum. Okuduğum birşey varsa, yorum da atıp orda bir yerde olduğumu okuduğu söylüyorum.

New Year, Search for Hope


Yıl sonuna doğru, ayın 24ünde hatta bir çok karar aldım.
Şimdi karar verip, yapacağım deyip sonra unutacağım kararlar değil bunlar.
Daha doğru ifade etmek gerekirse, unutmamam gerek kararlar bunlar.
Bunlar beni, ben yapan, bu dünyadaki yerimi belirleyen kararlar.
Hep olduğum "We are young so i set the world on fire" modunda olmak istemiyorum diyebilirim, diyemem.
Ama artık yeterli olmalı. Hayatımı geçiçi şeyler için harcayıp dibe inmekten başka bir işe yaramayan felsefemden, sevsem de olsa ayrılmalıyım.
İnsan hiçbirşeye güvenemez mi ? Artık güvenmememiz gerektiğini anladım mesela.
O kararların hepsini kağıda döküp, resmiyet kazandıracağım.
Harcayacak zaman yok, hiç olmadı.

Ben artık hiç kimsenin, hiç birşeyin kölesi olmayacağım. İnkar etmek anlamsız, olduğumu biliyorum.
Ama artık bitti. Bilinçsizlik döneminin bir sonu var.
Zombie. Yaşayan ölü. İşte olduğumuz şey. What's in your head, zombie diye sormazlar mı ?

Yine istediklerimi anlatamadım, çok derin, çok uzun.
Ama bir daha geriye dönüp bakınca, ben anlarım en azından. Belki sizde.

Benim 2013 amaçlarım, özgür bir birey olmak.
Hayır, benim özgür tanımım sizinki değil, alakası yok.


Çok mu ayıp mutluluk istemek

Bir araba reklamında benim aşkımın şarkıları kullanılmış, nasıl güzel olmuş belli değil.
Ben hayatıma yeni bir sayfa açıyorum, başarmaya çalışıyorum.
Ne olacak, belli değil.
Beni çeken çok şey var, hayat tarzımda iz bırakan alışkanlıklar.
Onlardan uzak olmak, kendini çekmek, zor.
Bir yandan B, diğer yandan onlar peki nasıl olacak ?
Peki hepsini anlasam, dur desem bile, B'ye nasıl derim ?
Onun doğru oldunu nasıl bu kadar kalpten hissediyorum ? Hissetmemu em gerektiğini bile bile hissediyorum?
Bu da bütün inançlarımı tekrar sorgulamak için yeterli bir sebep gibi görünüyor.
İnandığım herşeyi.
Sadece daha farklı olabileceğim bir yere taşınmak isterdim.
No, not american dream.
Its just a dream.

Arkada çalan şarkının konuyla tüyler ürpetici şekilde alakalı oluşu.
İşte bu kadar korkunç. Rastgele bir şarkının olabileceği kadar korkunç.
Yine şifreli bir yazı yes anlamıyorsunuz şuan.
Ama bunu kelimelerle, size, karşımdakine nasıl anlatırım bilemiyorum.
Karşıma alıp saatlerce anlatcak yetmeyek birşey, nasıl yazarak bir kere de anlatabilirim ?
Ayrıca benden çok daha iyi ifade edenlerin sözleri dururken, neden ben olsun.
İsteyen okur ama elbette onu da söylemeyeceğim.
İnsanlar ön yargılı ve kör, tamamen kör varlıkları.
Beyinlerinin, duyularının güçlerinin yarısını kullanıp farkındalık elde edebilecek insan sayısının bu kadar az oluşu çok yazık.

Neyse zaten hiç halim yok.

24 Aralık 2012 Pazartesi

I've seen the light

Isigi gordum.

17 Aralık 2012 Pazartesi

I got you in my heart

Brianla Justin arasinda olusan bagi hissetmek cok guzel degil de ne? Insanlar guzel seyler yapiyor you know.

16 Aralık 2012 Pazar

Sleeping with ghosts

Mentol deyince = ben.
Ee nane de olur. Ferahlatıcı herhangi birşey. Bu kadar bayılabilirim.
Bury me with a menthol falan sfkjgsfkj
P. modundayım dünden beri. Birde gittigidiyordan beğendiklerimi kaydetip sonra satıştan kalktığını görmeler falan. Mis gibi de guilty intense kokuyorum oyş.
Aslında ben dot istiyorum da. Çok pahalı ve yeni parfüm almayaydım iyiydi.
Biriktirdiğim parayı (tartışılır) ota boka harcamasaydım iyi olacaktı.
İyice dağıttım desem size? Toplayamıyorum götü desem.
Sleeping with ghosts.

Evet yukarda aklımı nasıl toplayamadığımı görüyorsunuz. Şuan bu cümleyi bile zor kurdum. Evin her tarafından sesler geliyor, kafam bulandı burda help.
Bugün reeboktan çanta aldım ve çok çok beğenerek aldım, hala da beğeniyorum ama aklım adidastakinde kaldı. Hayır bunu bırakıp adidas alsaydım aklım reebokta kalacaktı. Her zaman ikisine birden sahip olmalıyım. Her zaman hepsi benim olmalı. Bütün bu hislerim içimden taşıyor, silip atmam mümkün değil.
Kendimi olduğum gibi kabullendim diyeceğim ama bebeğim ben kendime aşık bir sorunluyum. Kendimi bile, şu little dirty bitchi bile sevebiliyorsam sevemeyeceğim kim var? Ey var elbette. Hey, önce şu müziği kapatmalıyım. He's blowing ma mind. Where is my mind ? Bir şarkı vardı çok güzeldi ve sözlerine bakıp bulup dinleme planlarım vardı ama tek sorun sözlerini hatırlamıyor olmam. Böyle durumlarda sözleri hatırlamak yerine çok güzel uydururum ve ordan da bir halt çıkmaz :)

B'nin kişiliğine hayranım. Dışardan çok farklı görünüp içinde cevher taşıyan bir tip diyeyim siz anlayın.

13 Aralık 2012 Perşembe

Always somewhere

Aslinda hersey benimle ilgili, benim neyi istedigimle. Nasil hissetmek istedigimle. Mutsuz ve umutsuz oldugumda, yani cogu zaman zaten mutlu olmak istemiyorum. Kendimi kabulleniyorum. Icimin karanlik olmasindan zevk aliyorum. Cunku aslinda asla kendimden nefret etmiyorum. Hatta ben en cok kendimi seviyorum, kendime deger veriyorum. Biri beni biraktiginda da kendimi dusunuyorum, herhangi bir hareketimde kendimi dusunuyorum. Belki de mutsuzluk burda basliyor. Bazen oule anlar oluyor kendimi dusunceli olmaya zorluyorum, iste o zaman hersey benim icin de yoluna giriyor. Istemedigim birsyi baskasi icin yapiyorsam ornegin, bana kendi istedigimi yapmaktan daha cok faydasi oluyor. Cogu zaman ugrasiyorum ama kendime yenik dusuyorum.
Ve
People always leave.
Cunku o hakli.
Dont count on anyone, anytime.
Ama yapicaksin, yapicam.
Elimizde olsa da yapicaz.
Bu dongu de boyle devam edecek.
Anliyor musun Lucius?

4 Aralık 2012 Salı

Gaye-ölseydim

Tanrim olmemek icin bana bir neden soyle. Hayir kotu anlamda degil, zevkten olmeden once. CUNKU GAYEE!!!!!!!!
Boyle etkileyici birsey daha olamaz. They were born to do this. Just for this.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Kaçtım, bebek




İnsanı rahatlatmaması gereken, ama yine de rahatlatan şeyler var.
Bazen kendimi o kadar baskı altında hissediyorum ki. Gün içinde yapmak istemediğim o kadar şey yapıyorum. Bazen anın cazibesine kendimi kaptırıyorum.
Sonradan toparlamam gerekiyor, bu beni üzse de elimde bir şey gelmiyor.

Biri beni durdurmalı çünkü kitap deli gibi akıyor, logaritma yerinde sayıyor.
570.

Kıskançlık huyumdan bu kadar tiksindiğimi hatırlamıyorum.
Hoş değil.

Charlie Tango çok tatlı değil de ne? Adı çok tatlı. Balon çok tatlı.
C daha da tatlı. Böyle birini asla bulamayacak oluşum can sıkıcı. Ben daha çok K tarzıyım, tabii onun da bulmadığı söylenemez ama farklı, çok farklı.

Okumak istediğim binlerce şey var hiçbiri okuyamıyorum.
Daha doğrusu konu onlara gelince dersim var, konu C olunca, herşey durur. Funny, isnt it ?

Bir resim koyup, resimdeki mutluluğunu bulunuz diyecektim ama bilirsiniz ki bu blogda kendini ifşa etmeyi sevmiyorum.
Twitterda da öyleydi ama başaramadım bari burda olsun. Gerçi..

Bir çok kez beni tanıyanların okumayacağı blog açma girişimlerinde bulundum. Burayı kapatıp sıfırdan başlayacak cesaretim yok. Sanki artık yapamazmışım geliyor. Orda da yalnız kalmak istemem. Söylemek istediklerimi ifade edemediğim ortada ama yapacak birşey yok, açık açık söyleyemiyorum.
Burası benim özel alanım ama yapamıyorum. İşte buna sinir oluyorum.

Dropbox indireceğim umarım hayal ettiğim gibi birşeydiiiiir.
Ayrıca her zaman ki gibi sarjım yok..

Bu blog yazısını unutup bilgisayara reset attım, açıldığında korkuyla farkettim ama bir baktım yazı duruyor. Çok tatlı değil de ne :D

Kaçtım, bebekler.

24 Kasım 2012 Cumartesi

You walked away from me

Tam diyorum ki tamam hadi yolla bu yazı bu kadardı, sonra yeni sekmede kendimi yeni yayında buluyorum.
Nerden çıktı bu grup ve şarkılar allasen ? Kafayı yiyorum. Sözleri çok güzel.
Hayatımdaki çoğu şeyi paylaşmaya kıyamıyorum. İstediğini de, cimri de samara, senin ne düşündüğün umrumda mı sanıyorsun?
Sonra mira blog yazılarıyla ilgili birşey demişti o zamandan beri bildiğin özellikle öyle yazıyorum. Ama refleks gibi, planlamıyorum ama ona yöneliyorum. Bu hoş değil.
Başkalarının fikirlerinden etkilenmem hiç hoş değil. Bir süredir bu yüzden fikirleri dinlemeden önce kendi düşüncelerimi kesinleştirip etkilenmemi reddetmeye çalışıyorum.

Küçükken, şarkı sözlerinin bazılarını söyleyen kişinin yazmadığını, şarkı sözlerinin satıldığını öğrenmem benim için kocaman bir hayal kırıklığıydı. Yani düşünsene o şarkıyı senelerce o adamın hisleri olduğunu düşünerek, yaşadıklarını merak ederek, kendinle- adamın sesiyle- yaşamış olabilecekleriyle- yaşadıklarınla harmanlayıp bir duygu yoğunluğu yaşıyorsun. Sonra da adamın sadece şarkı sözlerini parayla alıp okuduğunu öğreniyorsun. Aslında onun hislerini sesinde duyduğunu sanıyorsun. Belki de duyuyorsun ama yazan kişi kadar olamaz değil mi ? Demek istediğimi anlatabiliyor muyum ? Anlatamıyormuş gibi hissediyorum.

Derek/Stiles çiftini çok merak ediyorum!! Bak yine yaptım, neyse üstünde durmayacağım. Son zamanlarda gayeden o kadar etkileniyorum ki, tanımı imkansız. Şifreli konuştum evet ama anlatacak kadar açık hissetmiyorum kendimi. Gaye bir durum, vaziyet diye açıklayayım. Hemen aklınız kötüye çalışmasın da..
Gerçi izlesem, büyük ihtimalle ıyk falan olurum ama. Farklı birşey. Anlatılmıyor. Kitabını okumalıyım. Evet! Ben öyle bir kitap okursam ancak istediğimi alırım.

Şu bilgisayar başında beni en çok çileden çıkaran şeylerden biri, milyonlarca sekme ve eleyerek kapatamıyorsun da, önemliler. Kaydetmen falan lazım önce. ıyk.



Sonra da görev çubuğunda açık olan bin tane şey.

Wake up, boy.

Where the hell are you ?



Bu kadar mutsuz, üzgün, hüzünlü içimden nefret ediyorum. Kim böyle olmak ister ki ?
Sadece kusmaya çalıştığım o kadar duygu arasında kendimi bulamıyorum. Benim olanları da o boşlukta kaybediyorum.

Alışveriş delisi olmakta sucks yani. Yer imlerimdeki alışveriş klasörü o kadar taşıyor ki, öyle böyle değil.
Bir an black fridayde kendimi kaybedicem sandım, ondan da yırttık. Yine iyiyiz.

Paylaşmayı sevmeyen biri olarak benden büyük adımlar .

Blame

Her yanimin nefretle yanmaya basladigi dakikalar. Ben cok guzelim o zamanlar.

23 Kasım 2012 Cuma

Tell me why

Why is it so hard to find someone who cares about you?

Someone who cares

Bloggerin app'i dehset guzel olmus, cant believe that..
Eve gitmemi engelleyen bir guc var, 1 saat otobus bekledim, 20 dklik yol 40 dk surdu, minibuste inecegim yeri kacirdim. What the fuck?
Eve gidip bridget jones izleyecegimi yazacaktim, cunku sanki cok ihtiyacim var.
Ama benim o filmim degisti, digerini mi izlesem? Netsem?
Su markete ozmo getirsenize oclar.
Tanidik markette cok kotu birsey.herkese gulumse herkesle konus. Onu birak, herkes aldiklarini yargilasin?? Abi sanane lan sananeee. Her tanidiginin aldiklarini soruyorsun galiba. Onu ne yapacagimdan sanane?
Inanilmaz zeki, butun dersleri 100 olan biri olmak o kadar isterdim ki. Calissam olur zaten ona suphe yokta, ben kolay yolunu istiyorum. Calismadan yapacak zekiligi istiyorum. Bunu istemem de zaten aptalligimi gosteriyor. Hayatim boyunca ne zaman kolay yoldan istedigimi elde edebildim ki? Hatta Always try like a crazy, got nothing.
Simdi gidip birine esasli bir firca atmaliyim. Insani hayattan sogutan kisiler var. O kadar tutkuyla nefret ediyorum ki. En olmamasi kisiden nasil bu kadar nefret edebilirim? Insan bu kadar yakinindan nasil nefret eder. Ama inkar etmekten yoruldum. Ben cogu zaman annemden nefret ediyorum. Hayatimin buyuk bir bolumunu ederek gecirdim. Geri kalaninda ne kadar cok sevsem de, obur taraftan o kadar siddetle nefret ettim. Normalde neden bu kadar seviyorum peki? Cunku annem. Ama 2 insan nasil olur da bu kadar zit olur? Butun kavram ve tanimlarimiz, butun deger yargilarimiz. duygularimiz, davranislarimiz herseyimiz zit. Uyumlu olmaktan o kadar uzagiz ki. Sanki ben ozenmiyor muyum annesiyle arkadasi gibi arkadas olanlara? Ama hayir, bizim asla oyle olabilcegimizi dusunmuyorum. Genelde buraya kim oldugunu belirtmeden yazarim o yuzden garip geliyor, herseyi bu kadar net anlatmak.
Tartisamiyoruz bile. O benim dilimden ve soylediklerimden anlamiyor, bende onun. Onunla surekli kavga ederiz, butun kavgalarimiz da siddetli olur.Babam olmasaydi napardim? Iyi ki var. keske daha yakin olsak. Keske alip icime sokabilsem o adami. O kadar cok seviyorum ki. Gerci onunla kavgamiz daha siddetli olur cunku ayniyiz. Birbirimizin yansimasiyiz. Normalde cok iyi anlasiriz ve nadir, genelde de annem yuzunden kavga ederiz. Bazen, resmen beni annemden bile daha cok sevmesi beni cok mutlu hissetse de, hemen ardindan kotu hissettiriyor. Benimle surekli kavga halinde, ustune ustluk babam benim gercekten yanimda. iste bu, onun icin uzulmemi sagliyor. Uzulme de degil, cunku acima degil bu. Uzulmesini istemedigimden. Ayrica bak sinirim gecti bunlari yazarken ve onu da ne kadar cok sevdigimin farkina vardim. Sadece beni o kadar anlamiyor ki, aciklamam imkansiz. Beni anlayacak bir anne istemek cok mu ? Sadece beni anlasin. Yanimda olsun. Hani filmlerde olur ya, kotu seyler yapan kizlari aileleri yine de sevdikleri icin kollarlar. Annem icin boyle birsey dusunmek bile imkansiz. Onun tanimlari icinde yanlis yaptigim an beni evden atacagina ve uzulmeyecegine beni kalpten inandirmasi cok aci. Babam bile ne kadar kuralci da olsa, beni sevdigi icin bunu yapamaz gibi geliyor. Belki yapar ama, eninde sonunda o beni bulur korur kollar. Bana bu sevgiyi aktardi cunku. Hissettirdi. Unutmamak icin buraya da yazayim, bir kere annemle konusurken. Iste babanla evlenmeseydim sen olmazdin, ben olmasam sen olmazdin gibi birsey dedi. Cok ciddi bir sekilde, babam beni yine de dogururdu dedim. Hani bu mecazi ama abartma degil. O kadar cok seviliyorum ki babam tarafindan, o kadar ki beni dogurmanin bir yolunu bulur, her turlu dogururdu. Elinden geleni yapardi. Ne demek istedigimi anlayan anladi.
Sicak dus + big talk.

Lutfen, yalvaririm bir kere isler yolunda gitsin. Lutfen, Allah'im.

Is it too late?

Bugun nedense hep ciftler gozume carpti. Ilk defa hayatimda uzuldum, oyle olabilmek istedim. Ilk defa. Aklima gelen ilk kisi, onca seyden sonra t degil, adamdi. T, ilahlastirdigim kisi. Biz onunla sevgili gibi nasil olacaktik ki zaten. Ben onu sevgiden oldururdum. Yada daha da kotusu ondan bikardim. Asiriligindan. Adamla oyle olmazdi ki. We're here for each other sanki. Belong together. T ile oyle degil mi? Ne zamandan beri degil? Insanlarin bu kadar hizli degismesi cok garip. Her dakika insan hayatinda digr insanlarin konumu degisiyor, her dakika. Kimse bir demiyor lan. Bence memnun oldugumuz yerde dursun, durduralim.


Where's the truth for us to use
Cause all we seem to do is lose
Who we are and how we've tried
Are we all the same inside
It's now or never to decide

In this time are we loving
Or do we sit here wondering
Why this world isn't turning round
It's now or never

In this time are we loving
Wondering
Isn't turning round
It's now or never

22 Kasım 2012 Perşembe

Take me all the way

ipod'umun, değerlimin, aşkımın arkasında garip lekeler olmuş ve ne denediysem çıkmıyor. Kolonya, ıslak mendil hiç birşey. Deliriyorum. Yani ben bu ipod classiclere böyle aşıkken neden oluyor ki ?
Aldığım gibi kılıfa koydum, çok nadir, 1,5 senedir 10 kere çıkarmışımdır kabından birşeye bakmak için, sonra koymuşumdur yine. Nasıl oldu o lekeler allasen? Ne kadar ilgi çekici bir konu değil mi? Ama ben deliriyorum.

Tdg'e taktım ama yine, YİNE her zaman ki gibi aptal insanlar ben söylediğimde dinlemeyecekler sonra ebru gibi biri, başkası dinleticek dinleyip sevicektir. Sonra ben sana dinletmiştim daha önce ??? olacak. I hate it hate it hate it.

Someone who cares.

Bu arada muzlu ve çikolatalı pudingi karıştırarak pişirmeyi denemeyin, yani BENCE hoş olmadı ama siz bilirsiniz. Belki de beğenirsiniz kim bilir ?

Bu resim o kadar ben ki. Resmin içindeki beni bulunuz. Benin içindeki resmi bulunuz.



Livin` in a world so cold 

Counting the days 
Since you`ve gone away 
You`ve gone away from me

I`m too young 
















Nöbetçi olmak güzel birşeymiş, onu keşfettim. Bir sürü insanla muhabbetim oldu, hocaların çok tatlı olduğunu farkettim, idarenin gayet anlayışlı olduğunu. Müdürün gerçekten çok nazik ve iyi biri olduğunu. Yani zaten öyle olduğunu düşünüyordum, deneyimlemiş oldum.

Help me believe it's not the real me.

Neyse işte ne bileyim, buralar beni çok sıkıyor. Kaçıyorum.





16 Kasım 2012 Cuma

This world is only gonna break you're heart.
Teyze gel kucagimi rahat buldun galiba otur ya.

Wicked game

What's missing?

10 Kasım 2012 Cumartesi

Fragile Dreams

Uzaktan seviyorum seni. Kokunu alamadan, boynuna sarılamadan, yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum. CS

Bazen diyorum evet bitti, bitir artık, kurtulmalısın.
Sonra insanlara bakıyorum, onlar çoktan bitirmiş, benim bile bitirdiğimi sanacak kadar bitirmiş.
Sonra kimsenin önemsemediğini de farkediyorum.

Bazılarıyla konuşacak birşeyimin olmadığını farkediyorum.
Olması gerekipte olmayanlardan.

Bazılarıyla da konuşacak dünya kadar şeyim oluyor hiçbir yere sığdıramadığım.
Bazı zamanlar oluyor ki 2 tane sınavım varken, bir sayfayı aklımı vererek okuyamadığım.

Birde bazen bloglar oluyor, okumaya kıyamadığım. Bakmaya kıyamadığım.
Kıyamadığımdan kaybettiklerim.

Elimden derin çizikler bırakarak kayıp gidenler.
Çiziklerin sadece elimde olmadığı zamanlar. 


Ayşemin bana blog yaz dediğini zaman ki mutluluklar.
Çaktırmıyorum ama.


Biri bana çok güzel yazıyorsun yeni yazı yaz dediğinde ki tepkim:


Hissettiklerim:







5 Kasım 2012 Pazartesi

O kadar cok icimi doktum ki, toparlayamamaktan korkuyorum.

D

Otobuste aglayamazsin. Otobuste aglayamazsin. Kapa ceneni. Otobuste aglayamazsin. Lanet olsun ya. Keske olsem de, herkes bunca dertten kurtulsa. KESKE OLSEM.
BEN OLMASAM DA HERKES RAHAT ETSE.

Forever?

You're not good for me baby
But baby i want you

Do think we'll be in love forever?

Black

Im spinning oooh im spinning how quick the sun can drop away
All love gone bad
Turned my world to black
All that i am, all i ever be

But why but why why cant it be why cant it be mine?

Bu sarkiyi yeniden hissedebildigime inanamiyorum.

Eve girdigimde bu bitecek ve kendime gelecegim. Ama once s.

Karanlik icim

Ne dinleyecek olsam kalbim aciyor, her sarki onu hatirlatir.
Insanlar sarkilarini kimseyle paylasmamali.

Dils

Uzun zaman once olan ve beni uzmesi cok anlamsiz olan birsey neden kalbimi bu kadar acitiyor?
Ben ona ne zaman bu kadar deger verdim?
Icinde oldugum durum o kadar komik ki.
Kalpsiz bir hircinla pembe gozluklerini gozunde unutmus bir alingan.
Alingan ne kelime, kirilgan.
Onemsemedigi birinden bile kotu bir muamele gordugunde kirilan biri.
Eger esas kisiden o muameleyi gorurse kac parcaya ayrilir?
Sonsuza kadar bu hislerde mi kalacagim peki?
O soruyu ve cevabi coktan unuttugunda, aylar sonrasinda boyle seyler yazabiliyorsam.

Yakinimda olmasini o kadar cok diledim ki bu aci veriyor.
Ben ne yaptigimi zannediyorum?

O kim farkinda degilim galiba.

Hic hayal ettigim biri degil ama tam hayallerimdeki kisi.
Hayallerimdeki kisiyi onda gormekse dunyalar kadar zor.

Karanliktan nefret ediyorum ve onun yuzunden
Hic olmadigim kadar karanliktayim.
Hicbir isik aydinlatamiyor simsiyah kalbimi.
Simdiyse birakiyorum bu sacmasapan seyi yazmayi.

Sadece kalbi kirilmis bir kizim ve bu yazinin sonsuza dek gorunmez olmasini diliyorum.

1 Kasım 2012 Perşembe

Gelsin yani

Sila -yoruldum gelsin

31 Ekim 2012 Çarşamba

Way to fall

Bile bile kendi kalbimi kirmaya calismak gibi.
Guzel bir cevap gelmeyecegini bile bile, icinde daha fazla tutamayarak sordugunuz soru gibi.
Keske bir kalbe sahip olabilseydi.

30 Ekim 2012 Salı

Ara dur..

Gloya yaticam dedim bakiniz napiyorum, hicbir bilgisini hatirlamadigim blogumu bulmak icin once diger bloguma girip takip ettigim birini aradim, ordan bulamayinca yorumlarima gidip buldum, o blogu takip eden kisilere de tek tek bakip blogumu aricam. Bana kolay gelsin o zaman....

29 Ekim 2012 Pazartesi

Scorpions

xS bedenini gorucem. Bu da buraya sey olsun. Ne olsun? And olsun bisey olsun kankiler.

Pretty in Pink - tag

,
Bu video işine bayaa kaptırdım kendimi, hadi izleyin yahu :D

27 Ekim 2012 Cumartesi

Honey, is that true?

I got that summertime summertime sadness..
Mevsime de uymadi ama napalim.

Bir gun kiskancligimdan olecegimz. Basima ne geliyorsa ondan geliyor anasini satayim.
Ayrimda yok hani. Yeni tanistigim biri bile olsa arkadasiyla benden cok konustu diye kiskanirim. O derece.

Seffaf ebru.
Kiskanc N.
Simarik sehla.
Kedi ayse - nihal ayse.
From LA Gloria.
Honey Di.
Merry ecem.
Ickici esin chdjjddj.
Tm N.
Agzi yenmelik adam.
Kocaayak t.
Gizli yakisikli S.
Kucuk ki A.
Hadi bakalim Turkan.
Selagggmlasalim Aydan.
From the moon Aydan. hdjjdsjaj
Carmen Lana.
Kucuk kurbaga T.
Buyuk kurbaga T.
Banunun T.

Neyse iste bu isler boyle

25 Ekim 2012 Perşembe

Bayram!

Bayramınızı da kutlayayım bu arada efenim. Öpüyorum hepinizi. (Resimdekinin tipiiiii! Ben bunun ağzını yerim ki.)

what if I never hold you

All by myself Dont wanna be All by myself Anymore Bu şarkı nedenini bilmediğim bir şekilde, her zaman ama her zaman durmadan çalan bir şarkı. Sürekli kimin söylediğini unutup googlea yazdığım şarkı. Bütün şarkılarla karıştırdığım şarkı. Niye bilmiyorum. Bir de keep bleeding keep keep bleeding var fgkbjfsg Sonra bir kaç kişi diyor ki sen hep blog yaz okuması çok zevkli oluyor. Çaktırmıyorum ama o an böyle bir kanatlarım çıkıyor böyle bir kalpler çıkıyor kafamdan fgjkbn Ağzını yerim ben onların lan. Burdan da Helene'nin bloguna uçayım. Birazdan. Yardırdım falan diyordu, bakmak lazım. Zaten Banuşum da beni sevmiyor. Kuş kız bensiz gidip kutlamış bayramını :( Bir ibişte şimdi sinemaya gidiyor ben gidemiyom. Keep bleeding sgfjn Norton'un tam 6 ay ücretsiz koruma şeysi var lan kankalar, girip indirin hepiniiz. Çok yakın zamanda virüs girdi de bilgisayarıma. Dosyaları alana kadar canım çıktı. Zaten tırnağım da nasıl olduysa kırılmış, o ney lan? Benim hiç tırnağım kırılmazdı.. Yakıştıramadım. Sally hansen base coat, top coat tarzı birşeyler almam lazım, unutmiyim de. Şurda haftanın 2 günü dışarı çıkıcam, almışım güzelim kazaklarımı çekmişim pantolonları. Bir bakıyorum hava durumuna, O 2 GÜN GÜNEŞLİ. Hay senin gibi. Burdan goygoylar göndermeler ; if only we could cover the sun. O ineği de severdim lan. Piçti falan ama, muhabbeti iyiydi işte. Kızıl goygoy onu yoldan çıkarınca, bastım tekmeyi. In 2012 i still watching it. Legendary. time of my life İzlerken sırıtmamak elde değil. Müzikal tarzı filmleri çok seviyorum. AHAHAHA YAZIYI YAZARKEN UNUTUP İÇERİ GİTMEM.. İnsan blog yazarken, yazdığını unutup içerde youtubeda falan takılıp, video yükler mi ? Hatta videoyu bloga da koydum, bundan önce yayınlandı. Çok hırs yaptım. Deli gibi ders çalışmaya gidiyoruum.

Yinee çantamda ne var ?

20 Ekim 2012 Cumartesi

Wind of change

O kadar mutluyum ki. Soyle seyler yapmak gerekirse ;
Hayatimda en mutlu oldugum konser: 19 ekim 12' scorpions
En sarki sozlerini bilmedigim konser : Mr. Big
En koptugum konser :Judas Priest
En beklentilerimi karsilamayan konser:İron Maiden
Bir celiski olarakta iron maidenda en onun hemen arkasindaydim.
Yine de bir scorpions olamadi.

Resmen, resmen benim icin caldilar. Bu o kadar nefes kesici bir duygu ki. Umursanmamak kadar da keskin. Bir alkis kiyamet koptu, sonra bitince adam konusmaya basladi, bizde insanlarin sessizligini bekliyorduk bagirmak icin, Gizem ablamla NO ONE LİKE YOU diye bagirdik. Ve adam konustu konustu, NO ONE LİKE YOU İSTANBUL DEDİ. Gizem ablam bana donup OHAAAA NO ONE LİKE YOU CALİCAKLAR DEDİ. NEEE OHA DEYİP CİGLİGİ BASTİM.
Best damn thing ever.
Bir konserde bu kadar mutlu oldugumu hic hatirlamiyorum.
Ustelik sahneyi o kadar kusursuz gorup, o kadar az yorulduk ki.
Hislerimi tarifi yok. Ben bu dunyaya konsere gitmek icin gelmisim. Sarki dinlemek icin varim.
Onlar benim tek sevgilim.
Olabilecek butun sevgililerden daha cok sevgi veriyorlar bana.

Yolda gelirken dusundum ki, acaba okulun almanya gezisi sirasinda almanya asilli olduklarindan, orda konser verirler mi? Kismet olur Allah izin verirse ben de gider miyim? Mudure nasil yalvaracagim geldi aklima. Belki asli hocanin grubu begenecegi. Sonra numan hocayla yanyana konserde olusumuzun komik goruntusu. Belki onura gelsindiye yalvaririm, bileti alirim da gelir?
Ya da en buyuk ihtimal olarak konser vermezler.
Hani veda konseri dediler ya. Nasil icime oturdu tarifi mumkun degil.
Sonra wind of change calarken o kadar mutluydum ki. Kuzenime bunu kaydeder misin dedim, bana kabaca bagirdi. Sarkiya degil de, buna huzunlenip gozlerimin dolmasi cok garip.
He birde basim catlayacak gibi agrirken, scorpions ciktiginda birden gecmesi cok garip. Tabi kii tamamen gecmesi, o kadar da degil arada dislerimi siktirtti ama, ciktiklari an ciglik atmami engelleyecek ufacik bir sizi yoktu. Sonra bir kiz vardi, bilgene benziyordu..
Sanirim okuldan birini gordum ama tanimadim bir turlu, sonra cidden o degilse rezil olurum diye birsey de demedim. Ptesi sorarim artik ve kusura bakma derim. Zaten konser cikisiydi kendimde degildim. Always somewhere calmalarini cok istedim ama calmayacaklari kesindi, bende no one like you diye bagirmayi tercih ettim. Sonra da honeyi aradim.

Ptesi hp kitabi alma hayallerim var, ebruyu mutlu etmek cok istedim. 2 kere istedi benden veremedim. Ama o iyi bir insan.

Okudugum kitaptan dolayi da hitlere merak sardim, zaten wind of change benim askimdi, bu grupta alman ve martta almanya gezisi var. Bunlarin hepsi ne anlama geliyor? Almanyayla ilgili ne var?

Sanirim su dunyada, en cok benden, en yakindan hissettiklerime kotu davranabiliyorum. Daha dogrusu icimden geldigi gibi davranabiliyorum. Kotuysem kotu, iyiysem cok iyi.. Cunku... Onlarin yaninda da rol yapmak istemiyorum. Butun dogalligimla beni sevsinler istiyorum..
Mesela annem, kus, abilerim, ss..

Ayrica babam benim gercekten askim. Hayatimda beni bu kadar seven biri olmasini hayal bile etmek zor. O kadar seviyorum ki yolda ruyayla karisik intar ettigini gordum, hemen evde olabilmek icin dua ettim ve eve kosar adim cikip nefeslerine baktim. Eger benim askima birsey olursa ki uzak olsun Allah'im eger bir gun o agzima alamadigim sey olursa, naparim yasayamam demicem, buyuk konusmayacagim ama o benim bu dunya da en olmazsa olmazim. O olmazsa benim hayatimda mutluluk, huzur nasil olabilir? Bir gun o iste ben okulda yada baska bir yerde ona birsey olursa diye o kadar korkuyorum ki arayip sesini duymak istiyorum ama telaslanir, yapamiyorum. Allah'im sen ona, aileme, herkese saglik ve huzur ver Yarabbim.
Ve umarim, UMARİM uygulayabilirin, artik ona masraf olmak istemiyorum. Konseri dusunurken aklima geldi, adami ne kadar masraf ettirdim? Ben nasil bir evlatim? Nasil oluyor da kendi isteklerim yuzunden ona bunu yapabiliyorum? Nasil bencillik bu? Ve askim sesini bile cikartmiyor?
Soylediklerimle celisiyor biliyorum, almanya gezisine gitmek istiyorum. Buyuk ihtimalle butun bunlari unutup tum bencilligimle gidecegim oraya.. Sadece unutmayi diliyorum..
Bunlari ipoddan yaziyorum o yuzden uzun gibi goruyorum ama olmadi sanirim. Okudugunuz icin operim. Boyle seyler soylemem ama, mutluyum be haci. Sende git ins guzel konserlere.

18 Ekim 2012 Perşembe

Run Forest Run


Sehlalardayıııııım ehi ehi ehi.
Saat 12 oldu ve biz daha duş alıp kendimize gelemedik, nasıl yorucuydu.
Yani ben aldım, şimdi de o duşta.
Abi resmen ikiz olduk. Hele markette ikimiz farklı şeylere bakarken birden yollarımızın kesişmesi, aşk filmi stayla.
Ama göt hala bana şifresini vermedi, Lucian'ı okutmuyor (adı da böyle değil ama nasıl bilmiyorum) ve.. İşte o kadar kfsgbslb
Beni gıdığım için seviyorum arkadaşlar.
Biri şu kıza dalsıııın...
Birde bugün eğlenirken kuş kızı nasıl aradım anlatamam lan.
Şöyle olsa o şöyle derdi, aaay tam kuş kızlıık. Kuş kız diyor ki... falan şeklinde gidiyor.
Okur inşallah aşkım <3 p="p"> Birde resmen ben kalıyorum burda. İzin almam was a big deal dude.....
İbiş yer imlerinde kayıtlı olmasam da..

Heh bişey dicektim unuttum, şimdi hatırladım.
Dostuuum, resmen çok yoğunum, imdaaaat. Herşey nasıl bu kadar üst üste olur amık ya ?
Bak şimdi;
Dün yani salı - okuldan nihayet bitince önce krepene gittik sonra şehlalara sonra teyzeme ve eve.
Çarşamba - yine okul, kanyon, şehlayla 3 sepetlik alışveriş (eve çıkarana kadar ebem şeyoldu, bir daha mı  ?Asla.), Şehlaların ev, teyzem, sonra yine şehlalar ve şuan.
Perşembe - okul + çok zorlu özel ders saatleri- büyük ihtimalle yorgunluktan sızış.
Cuma - okul + ecoşlarla sinema yemek gezmece falan + konser ve deli gibi yorgunluk....
Cumartesi - Konser yorgunluğu atamamışken çok yakınının düğünü ve ayakkabın bile olmadığını farkediş.
Pazar - Finally free day.
Pazartesi - okul + eğer olursa Honey'imle buluşma <3 nbsp="nbsp" p="p">Salı - okul + şehlalar kopuşlar falan slfkgblmsd
Sonraaaaa tatil ulaaaan.
Yoğunluktan geberiyorum.
Tabii ki tatilden sonra sınavların tatili piç edeceğini söyleme gereği duymuyorum..
Allah bilir ben o hafta bile çalışmam. Öyle de tembelim.
Olum ayağım uyuştu şuan yerde oturmaya' çalışıyorum.
Şehla çıkıyor sanırım. Naz kaçaaar.
Naz değil, n....
Niyeymiş, adam kızdı.

13 Ekim 2012 Cumartesi

vardi

agladim delice elimde bos bir sise, kutladim bu gece sarilmani baska kollara.
Cok mu ergenim ama yazmadan edemedim. O kadar.. O kadar su durumum ki.

4 Ekim 2012 Perşembe

fall down

Benim bir aşkım var mesela, beni hiç sevmiyor.
Benim kadar kıskanç olmak istiyor ama olmuyor. Olmasın da zaten, böyle çoook güzel.
Sonra benim hakkımda da blog yaz diyor, istersen yazma deyipte zorlamıyorum ama bütün gece sayfamı yenileyip yazdım mı diye bakıyor.
Sonra ben çok utanıyorum bu durumdan.
Mirayı da paylaşmıyor benimle. Mira onun ama, Mira bu ya istiyorum.
Kendi Miram da var ama hep başkalarını kıskanıyorum.
Mira çok başka.
Çok yaşlandık azizim ya.
Zaten tutulmuşum bir perihana, aklımdan gitmiyor.
O tutkun benim yakın arkadaşıma, peşini bırakmıyor.

Mira bizim mekanımızda o özel şarkıları, dl'ı, Fragile dreams'i açıyor ama Miram, anlamaz ki onlaar..
Gel biz dinleyelim dl'i, kimse dinlemesin.
O kadar kıskanç o kadar sahipleniciyim ki adını yazamıyorum şarkının, o anladı...
Bir önceki cümlemdeki çekişkiyi bulsana Miraa eheheheh
Ayrıca Mira erkek asla değil, o bir kız arkadaşlar. Ona göre.

Vil..'in solisti de erkek. Lütfen yani, kız diyorsunuz birde.........

Onunda adını yazmayacağım, paylaşamam okuyucum, dinletemem...
Sizin de arayıp bulmanız gerek. 
Şarkılarımı sadece Mirayla paylaşırım ben. O da gidip hep Ayşe'ye anlatır ama napayım şimdi...
Anlatma diyorum anlatıyor..

If i try to see me... without you..

Keman sesini o kadar çok seviyorum ki,anlatamam.
Bu şarkıda o kadar ağlamak istiyorum ki, anlamazsınız.

Ve o kadar özlüyorum ki.

I WAKE UP AND FALL DOWN ANYWAY..

Is your ghost still here ?

29 Eylül 2012 Cumartesi

Bend the rules



Nefret etmek isteyipte edemediğim o kadar çok kişi var ki.
Eğer onlardan nefret edebilseydim, şuanki arkadaş sayımın yarısına inerdik herhalde.
Sevmek çok kötü birşey. Alışmak daha da kötü.
Neyse o duygusallık birden kalktı üstümden şuan.

I've got a hangover ve it was terrible. Resmen eve gelemedim, ara sokaklardaki bir kuaförden topladılar.
Bütün gecem uyan, ağla, ağlarken sızıp kal, uyan, ağla, sızıp kal üçlüsüyle geçti. En azından kusmadım, baş ağrım olmadı..
She said "I love you so bad, why did you left me, why did you left me, please come back I love you"
But I couldnt say anything, just "shhht okay I love you too, I love you so much please dont cry"

Onun sevmesi çok hüzünlü kafamdan kalpler çıkmasına neden oluyor.

26 Eylül 2012 Çarşamba

How do you sleep while the rest of us cry?

Öhöm şimdii. Bunu okuyacak biri vaar ve ben onu çok seviyoruum.
O bir ibiş, valla seviyorum bak. (ÇARPILDI)
Bazen beni çok üzüyor falan ama, napalım böyle kabul edeceğiz..
Ayrıca her yazımı üstüne alınıyor ve its so annoying hani :D
Ama okumazsa da olmaz. Okusun okusun.
Hiç yazamıyorum bugün, sırf bullshit.
Ve ibişciğim tabi ki size yazmışım ben onu, buldum da şimdi yazıyı..
Neyse sen uyuyorsun şuan, bende yatayım.

Okul sucks bu arada arkadaşlar.
Nasıl yoruluyorum anlatamam.Geçen hafta sadece 1 kere eve erken geldim, bu hafta da ilk 2 günden dışardayım...
Gerçi şikayet gibi de olmasın, herşey böyle fucking perfect gitsin inş.

Ayrıca resmen dear mr. president diye deli gibi güzel, manyak gibi güzell, çılgıncasına harika şarkıyı ben yeni keşfettim.

What do you feel when you see all the homeless on the street?
Who do you pray for at night before you go to sleep?
What do you feel when you look in the mirror?
Are you proud?

How do you sleep while the rest of us cry?
How do you dream when a mother has no chance to say goodbye?
How do you walk with your head held high?
Can you even look me in the eye
And tell me why?

Yarın kalkarken ebemin sikileceğini bile bile burdayım ya..
Bu aradaa ben nostril yaptırdım. Burnumu geri istiyorum arkadaşlaar!
Hele grip falan olursam, hepten sıçtım!
Burnum akıyor, silemiyorum. Kaşınıyor elleyemiyorum.
Gece çıkacak diye korkudan uyuyamıyorum..
Okulda desen, saçımla burnumu kapatmaya falan çalıştım, düşünün artık halimi fgjkbnkgjf

How do you sleep while the rest of us cry?

16 Eylül 2012 Pazar

this is not a love song



THIS IS NOT A LOVE SONG.

Tell my love now

Bu arada bildiğiniz gibi okulda başlıyor. Beni buralarda pek göremeyeceksiniz ama yok, kararlıyım.
Senen seneki kayıt sayımı geçeceğim.-diyordum ki zaten geçmişim.
O zaman 2 katını geçeceğim.
Yazmayı seviyorum aslında.
Birşeyleri kayıt etmeyi de seviyorum.

Birde sürekli rhcp dinliyorum.

Tell my love now..

So white as snow.

No where the go.

my heroine

Sadece, unutup gitmek sandığın kadar kolay değil.
Affettiğimi, unutmuş gibi davrandığımı biliyorum ama bu çok zor.
Böyle bir ihaneti kaldırmak ? Hayır çok abartıyorum onun da farkındayım.
Ama biri için, içimde birşeyler kırıldığı zaman bu kalıcı oluyor.
Affetmek kolay birşey değil.
Olmamış gibi davranamam.Senin yaptığın gibi yok sayamam bunu.
Lanet olsun böyle olmasını istemiyorum ama benim için önemli.
Keşke olmasaydı. Bu kadar güçsüz olmak zorunda değilim. Ama sende bu kadar umursamaz olmak zorunda değilsin.
4 sene öncesine gitmek istiyorum. Herşeyi çok farklı yapardım.
Herşeyi.
Tamamen hayatımdan çıkarmazdım mesela.
Bu bile yeterdi.

15 Eylül 2012 Cumartesi

heroine

İlk dinlediğimde hissemedim ama, bu sefer oldu. Sürekli dönüyor şarkı.
Birinin de favorisi. Zaten kötü olma ihtimalı var mıydı ?

11 Eylül 2012 Salı

I dont ever wanna feel like I did that day

Yazmıyorum diye sanmayın ki buralarda değilim, gayet buralardayım.
Kendimi alışverişe verdim sürekli birşeyler beğenip kaydediyorum sonra alınmak üzere.
Ne zaman alırım, alır mıyım belli değil. Ama alacakmış gibi tek tek bakıp kaydetmekte çok zevkli.
Asos saatlerine bayılıyorum mesela. Forever 21 aşırı ucuz süper.
6. cadde çok fırsatçı... Gelen kargomun içinden 20 tl değerinde hediye çeki çıktı sevindim falan filan. Birde baktım ki, 75 lira üzeri alışverişlerde geçerli.........
Hadi ordan yani. HADİ ORDAN.

Başım, kulağım, gözlerim falan ağrıyorken neden yatmamakta ısrarcıyım o da merak konusu.
Yahu bana fırça seti lazım fırça seti :(

I dont ever wanna feel like I did that day.
Take me to the place I love, take me all the way.

Hala konser modundan çıkamadım. Deli gibi rhcp dinliyorum.
Yahu tekrar bir gelseniz, hatta hiç gitmeseniz falan?
Sonra anathema tekrar gelse, HIM gelse, apocalyptica +18 olmayan bir konserle gelse, iron maiden-judas priest-hail tekrar gelse.
Ben çok mutlu olurum hani.
Her gün konser olsaaaa ov yea.
Sanki hergün konser olsa ben ona para yetiştirebilirim gibi :D

Abimlerin ikisi de tatile gitti :(
Keşke tatilimi önceden bol bol yapmasaydım da bu kadar sıkılmasaydım şimdi.

Parfümlerimi bitirmeye çalışmaktan ayaklı parfüm gibi dolaşmaya başlayacağım valla.
Bitin yahuuu bitin de yenileriniz gelsin :(
Gucci guilty intense sen nasıl bir parfümsün aşkım.
Falan diyerekten cıvıtıyorum ben şuan.

Son olarakta deli miyim neyim, 11 eylül doğumlu bir arkadaşım var. Her yıl 11 eylül gelene kadar diken üstünde yaşıyorum. Ya doğum gününü unutursam, ya unuttuysam diye gün içinde tarihi kontrol ediyorum falan. Hayır sevdiğim bir arkadaş falan ama şuan görüşmüyoruz da yani, ne bu endişe ne bu manyaklık ? En büyük korkum kızın doğum gününü unutmak oldu gfkmsbsk artık görüştüğümüz zamanlar gözümü nasıl korkuttuysa unutursam yapacaklarıyla :D

O zaman ben cup yatağıma gidiyoruuum, hepinizi öpüyorum.

5 Eylül 2012 Çarşamba

this is not a love song

Blog blog sevgili blog.
Nerelerdeyim ben, yine yazasım gelmeyen zamanlardayız.
Ama eylülü çok severim. Kimse sevmiyor hatta greendayin "wake me up when september ends" falan var ama, niye ? En sevdiğim ay bile olabilir. Hatta öyle işte.
Küçüklüğümden beri çok severim eylülü.
Dün anneme eternal sunshine of the spotless mind izlettim, izledik beraber.
Ne yazacağımı bilemiyorum. En sevdiğim film, yerini kaptırdı diyebilirim.
Çok etkileniyorum diyebilirim.
Hatta al bu da yazının şarkısı diyebilirim .
I need your loving like the sunshine diyebilirim.

Bu moddan çıkıp bugün alışveriş yaptığımı söyleyebilirim. Birde taksiyle gidip geldik. Hallam otobüsler götümü yesinler. Taksiyle gidicem bundan sonra banane yiaaa. Hiç taksiye binmediğimden değil ama uzak olunca da taksiye 50 lira vermemek için mecburen otobüse biniyorsun. Anneme baskı yapıp duruyorum ehliyet aldı diye de, yakında ben alıcam ne kaldı şurda.. O zaman görün bakalım ben eve geliyor muyum kfgjnbsjn
Sonraa himymde 5. sezonu bitireceğim 2 bölüm kaldı kalmadı emin değilim.
Günlerim böyle geçiyor işte. Alışveriş, ev, odayı topla, dizi izle.
Söylemeyi unuttum geçen banyo dolabını toplamaya giriştim de. Nasıl büyük bir çöp poşeti çıkardım ordan yani, görmelisiniz.
Sonra dergilerimi tek tek bakarak eledim, beğendim sayfaları kopardım bir ton dergi attım. ARKADAŞLAR ŞUAN NEDEN ÇULSUZUM ANLADIM.Ulan dergiye, penguene, uykusuza bilmemneye verdiğim parayı biriktirseydim, eksiksiz hatta belki de fazlası olan bir 10 bin lira biriktirirdim. Birde garajda 2-3 koli daha varmış. Bitmeyen dergi yapmışlar anasını satayım.
Atıyorum atıyorum hala var.
Odamdan gardolabı çıkarmaya karar verdik. Evdeki fazla oturma odasının birine koyacağız. Odamda nefes alacak yer yok resmen, odanın yarısını kaplıyor koca dev dolap. Odamın teması ne diye sorsalar dolap dersiniz. Onu çıkardıktan sonra bir kaç eşyanın da yeri değişecek umarıım çok güzel olucak. Benim yılda 2 kere falan vardır böyle odadan bıkarım artık dayanamam birşeyler değişir. Rengini de değiştirmek istiyorum artık. Bordo tamam güzel ama fazlası da fazla geliyor. Daha pastel bir renk istiyorum. Buz mavisi tarzı birşey olabilir. Aslında pastel aklımda yoktu lacivert yapasım vardı ama ona da siyah gibi olur belli olmaz falan dediler, kaldı.
Hadi size bir şarkı daha .
Sevgiler!

31 Ağustos 2012 Cuma

Eylül de geldi hacı, napsak?

Benim şey almam lazım, hani makyaj silme mendilleri var ya.
Son zamanlarda ojelere sardım, niye bilmiyorum.
Hani ortalarda ben oje sevmem ben oje sürmem diye dolanıyordum ya sonunda Allah belamı verdi al sana oje sevmiyorum dedi valla.
Opiler nasıl güzel nasıl güzel. Ama o kocamanları hayatta bitiremem, ömrüm biter onlar bitmez. O yüzden gözüm küçük boylarda ama onlar ayrı satılıyor mu ? Yoksa sadece 3lü paket vs olarak mı üretiliyor bilemiyorum.
Aklıma robbie williams takılıyor, sıradaki takıntım o mu olsa?
Şöyle ki, ben birinin aracılığıyla yada kendim keşfederek bir grubu dinlemeye başlarım. Aylarca takılırım o gruba yada şarkıcıya.
En son takıntımın.... ıh düşüneyim.
Yani ilk aklıma iron maiden geliyor. Ondan sonra konseri olduğu için bayaa megadeth dinledim.
Genelde ipodumun sanatçılar bölümünü kullanırım.
Son zamanlarda da listelere taktım. Sürekli listeler oluşturdum onun içinde parçalar kısmında takıldım ipodda. Bir dönemde videolarda takılıyordum.
Bir tek ben mi böyleyim bilmiyorum, ben şarkı videolarını hiiç izleyemiyorum. Yani sorsanız, kesin en sevdiğim 10 şarkının 10 klibi hakkında da fikrim yoktur.
Müzik hep arkaplandır benim için. Zaten öyle uzun uzun videolar, filmler hayatta izleyemem sıkılırım.
Lynn bulaştırdığı için polyvore'de takılıyorum efenim. Taa 2 yıl önce hesap açmışım, hiç set yoktu. Yeni yeni yapıyorum. Gelmek isterseniz buyur edeyim: polyvore
Esin bana doğum günü hediyesi ne aldı çoook merak ediyorum. Geçen buluştuğumuzda unutmuş, anlattı işte önce köpek almayı düşünmüş sonra annem istemez diye vazgeçmiş. Sonra balık mı alsam demiş, telefonda ağzımı aramış hiç farkında değilim, balık istememişim ki sevmem. Kedi almıştır umarım ehehehehhe. Sanmıyorum ama.. Hem böyle hediye, emrivaki olursa belki eve bile sokarım ben onu. Ulan daha bir kuşa bakamıyorum, kedi istiyorum. Kedi yalnızlıktan ilgisizlikten ya beni öldürür gece ya kendini.
Bugün burcuşumun nişanına gittik. Canım benim onu nasıl da seviyorum. Bu sene nasıl bırakıcam onu bilmiyorum. Pek istekli de değilim ama artık ikimizi de üzüyoyor, hiçbir faydası olmuyor. Gerçekten bırakmalıyım..
Ben hala macbookta alamadım. Hayal mi oluyor yavaştan ? Başladığım işin peşini bırakmam ama bazı duygular devreye giriyor ve yapamıyorum. Mız mız, herşeyi isteyen ve ailesine yük olan biri olmak istemiyorum ki kazık kadar oldum yani çalışıp benim bakmam lazım onlara fgkjbns Şimdi kaç yaşındayım hiç bahsetmedim ya, yaşlıyım da sanmayın. Bu bir gizem kehkeh.
Sonraaa youtube'ta uzun saatler, keşfedişler vs sonucu bence heveslendim, gaza geldim.
Videolar çektim. Çantamda ne var, room tour ve what's on my iphone çektim şimdiye kadar.
Çantamda ne var koyulmaya hazır, what's on my iphone da fena olmadı amaa room tour olmadı sanki. Zor konu, çeken anlatan hasta bir ben. Zaten odayı toplamak tam bir maratondu, 2 saat sonra yine darmadağın oldu. Tekrar ne zaman çekerim bilinmez. He bunları koyar mıyım, o da bilinmez. Çünkü bazen düşünüyorum bunları çekip koyuyorlar falan ama, benim sınıfımdan birileri koysa izlerim ve bu normal hayatta tanıdığım için fazla özel şeyler içeriyor olabilir. Room tour özellikle fazla özel. Tanıdığım insanların bile izlemesinden biraz da olsa çekinirken koyup bütün dünyayla paylaşmak ? ıı-ıh. Çekmekte koymanın yarısı hem, ben çekerken çok eğleniyorum koymuş kadar oluyorum gfbjdgjf
Hem avon sevmiyorum, hemde annem temsilci olduğu için kataloğa bakıp bakıp mutlaka alacak birşeyler buluyorum hatta bulamazsam bozuluyorum falan.
Geçen istediklerimin çoğu kalmamıştı aman nasıl bozuldum nasıl bozuldum efenim.
Hani nasıl olsa annem ödüyor, ee çok abartmadıkça da ne istersem alıyor ya, hiç kısıtladan kendimi alıp duruyorum. Dur demek lazım..
Geçen S ile buluştukta, ne kadar az para harcadım şaşırdım kaldım. Böyle olmalıyım işte, gereksiz herşeye efenim yoğurta bilmemneye 10 lira verilir mi gidip ? Böyle söylüyorum sanki bir daha hiç almayacakmış gibi ama verilmez ki efenim. Akıl var mantık var.
İşte aklıma ne geldiyse yazıyorum, bu arada da biz eylül'e girdiik. Oysa ben bu yazının ağustosun son yazısı olmasını istiyordum. 17 geçiyor 12yi eheh. Canım aşkım 17, ne güzel şeysin sen.
Diyerekten kaçıyoruum, bana dua edin zor bir işe kalkıştım, boyumdan büyük işlere...

feel

ben yine kayıplardayım, farkındayım.
Ama yazmak hiç içimden gelmiyor.
İçimde birşeyler taşıyor.

şimdi kim kalkıp makyajını çıkartacak hem?
Hiç enerjim yok buna..

I just want to feel real love
Feel the home that I live in

26 Ağustos 2012 Pazar

Cok gec

Aglamak istiyorum. Bende seni merry ama, cok gec degil mi? Uzulmek icin, cok gec degil mi?

25 Ağustos 2012 Cumartesi


19 Ağustos 2012 Pazar

day 12



Day 12 - Your favourite animated movie

En sevdiğim çizgi film

Deli miyim neyim, sabahın köründe bunu izlemek için kalkardım, herkes uyurdu saatler sonra babam işe gitmek için kalkardı. Ama o saatte yayınlayanlar da benden deli.
Birde arkaplan bana windowsu hatırlatıyor, yeni farkettim.


18 Ağustos 2012 Cumartesi

Golden Oldies diye buna diyorlar işte.

Çekmece düzenleme başlasıııın




Deli gibi seviyorum, düzen hastasıyıım.
Hiçbir dolabı, çekmeceyi düzgün kullanmam, aldığımı yerine de koymam.
Ama sonra karmakarışık bir haldeyken düzenlemeye bayılırım. Genelde bu istek gecenin bir körü gelir ve geri çevirmem.
Daha yeni bitirdim işte toplamayı, o 2 çekmeceden sonra kalemlerimi döküp onları düzenledim.
Masamın üstünü düzenledim. Aklımda diğer 2 çekmece de kaldı ama önce çantalara el atmayı düşünüyorum. Sonra sırada ayakkabılar var. Hala bitik bir hale gelmediysem gardolaba da girişebilirim. Annem şanslı kadın he. Dermişim. Hayır o kadın dünyanın en şansızı, kadın resmen benimle lanetlenmiş ama hala seviyor. İşte annelik böyle birşey. canım beniim *yanaklarını sıkar* Bu arada 38 tane ojem varmış, bloglarda falan görünce şoka giriyorum. Millet oje delisi resmen. Ben bendekileri bile kullanmıyorum zira sevmiyorum. Sevmediğimi yeni farkettim gerçi, o kadar ojeyi alırken aklım nerdeydi. Ama ne bileyim ya hiç uğraşıpta zevk alınabilecek birşey değil. Ama nude, ten rengi ojeler güzeldir sürerim bence çok daha bakımlı gösterir.
Öyle işte..
O zamaan Pris kaçaar.



Ben yağmurum

Hayııır bugün unutmadım, sadece bilgisayarı yeni açabiliyorum.
Dur yalan olmasın yeni değil honeyle bir yarım saat konuşmak için açtım sonra kapattım yine.

Çok güzel bir doğum günüydü. Beni yarı yolda bırakanlar olsa da, artık alıştım zaten bir tanesine diğerini de pek umursamıyorum. Beni mutsuz edemediniz bitcheeez! hahahah.

2 tane mimimizi yapalım bakalım.

Day 10 Your favourite director

Efenim benim favori yönetmeniiim


Aslında ben pek izlediğim filmlerin yönetmenlerine bakan biri değilimdir, Tim Burton gördüğüm zaman özellikle izlerim gerisi içinse malesef oyunculara bakarım çünkü yönetmen konusunda bayaa kültürsüzüm. Okuyan varsa bana en sevdiği yönetmenleri yada sevdiği bir sürü yönetmeni söyleyebilir çook sevinirim, öperim hatta kocaman. Peki neden bu yönetmeni seçtim ? Çünkü farkettim ki izlediğim ve çok beğendiğim filmlerde sık sık bu adamın adıyla karşılaşıyorum :)
Gerçi tipini görünce bir şok geçirdim, o kaşlar nedir yahu oldum ama napalım :)
İşte böyleydi, diğerine geçiyorum.

Day 11 - Your favourite movie from your childhood

Malesef ama malesef arkadaşlar bu filmi 3. kez koyacağım ama yapacak birşey yok. Ben küçükken televizyonda hep evde tek başına diye iğrenç bir film verirlerdi, yani pek hatırlamıyorum ama o filmi görmekten ölesiye nefret ederdim. Ben bridget joney's diary izlerdiim ! Tekrar afişini, resmini koymuyorum artık öğrendiniz sanırım :))

Öpücükleeeer..

16 Ağustos 2012 Perşembe

vee diğeri geliyor



Day 9 - A movie that you practically the whole script of

tabi kii o film;

Bridget Jones's Diary


Neden bu kadar sevdiğimi bende bilmiyorum çünkü ben böyle talihsizliklerle dolu filmlerde sanki o talihsizlikler benim başıma geliyormuş gibi gerilirim. Amaa Mark Darcy. Eheh.
Birde benim küçüklüğümde sürekli ama sürekli televizyonda verilmesinden ve bin kere seyretmemden de kaynaklanıyor olabilir bu.
Öyle işte.

Geçirdiğim en kötü doğum günü için yarışır yarın, kazanır da.

Ben yine mi unuttum lan ?


Unuttum valla..
Birinin bana hatırlatması lazım..
Yine 2li gidiyoruz o zaman.

Day 8 - A movie that makes you sad




15 Ağustos 2012 Çarşamba

fatal tragedy


eğlendim ben yani.

14 Ağustos 2012 Salı

Day 7 - Lets see..

Day 7 - A movie that makes you happy
demiş mimimiz, bakalım neymiş.

Bu filmi o kadar çok seviyorum ki anlatamam. Beni hep mutlu eder.
Masal gibi..


Day 6- Comedy ?

Unuttum dün :( Olsuun bugün yazarım 2 tane.

Day 6- Your Favourite Comedy Movie

Komedi filmlerini hiç sevmem aslında.
Jim Carrey'i severim ama.

Baktım baktım, ben cidden komedi sevmem, izlemem.
O yüzden Jim Carrey'nin sevdiğim bir filmini koyuyorum.



One foot wrong and i'm gonna fall

Şuan yollarımızın bu kadar ayrı olduğu birinin bana hayatımdaki en "ben" hediyeyi almış olması ne kadar acı, bilir misiniz ?
Bilmezsiniz.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Day 5 -



Hep diyorum diyeceğim yahu, bu da zor bu daaaa !!!!!!
Day 5 - Your favourite drama movie.
Ben drama izlemem kiii!

Hani bunu böbürlenerek söylemiyorum, çünkü acımasız olmayı da isterdim, bazı konularda olduğum gibi her konuda acımasız olmayı. Ama ben çok merhametliyim. peh.
Ondan drama izlemem ben, dağılırım heralde ya.
Hala batman'in anne ve babasının, o melek gibi babasının ölümünü atlatamadım ben.
YA MELEKTİ O ADAM! AYIP ULAN.

İşte bakalım bakalım elimizde ne varmış.

Düşündüm düşündüm, yazabileceğim ne var dedim. Çok kült filmler vardı ve hakkında birşey yazamayacaktım. Gerçi bu da öyle sayılabilir ve hakkında yazabileceğim çok şey yok.


Bazen çok basit düşünüyoruz. Hayat sadece bunlardan ibaret değil. Daha ötesini görerek ve mücadele ederek yaşamak varken biz rahat olanı seçiyoruz tabi kii.
İzleyin ve ne düşündüğünüzü yazın bana :)

Blue Jeans

Tamam o zaman şöyle diyerek başlıyorum, sevgili sırıtış önce sen bir gider misin yüzümden pliz ?
Çok yorum yapmıyorsunuz, bazen çok boşa konuşuyorum gibi hissediyorum ama. Yapınca da ne güzel yapıyorsunuz ! Hala sırıtıyorum kehkeh.
Oysa ben buraya babama kızmaya geldim, ne iş ? Ne bu modumdaki fırlama ?
Canım benim brida.
O benden daha güçlü aslında. Bırakıp gitmesini biliyor.
Bende o güç nerde ? Ancak ben başka hesaptan farklı blog açayım değil mi.
Aslında buna bağlı bir tane açacaktım ama izlediklerim aynı olacağı için istemedim.
O kadar güzel bloglar keşfettim o arada anlatamam. İyi ki girdim ben o işe ! kehkeh.
Şuan çok güzel bir şarkı çalıyor ne bu ne buuuu !
YAYO çok güzelsin. ah.
Yey yey abim geldi sandım, amcammış kapımız açıkmış kimse yok mu diyor..
Valla yokmuş im so alone'muşum. Aradım da açmadılar. tırsınçtırsınç.
Nerde olacaklardı allasen, tarastalarmış, ekşin yaşadım boşuna.
Ama ev tam korku filmlikti. Benim odamdaki gece lambasından başka tek ışık yoktu evde.
Lana arkadan ince ince fısıldıyordu.
Yazıyordum ne de güzel ama uçtu gitti hepsi işte.
Bir kız var. Hep olmak istediğim kız o. Tek bir engel, ve o böyleyken ben böyleyim.
Bana engel olan şeyi kendime çekmekten başka birşey yapmıyorum.
Bana yaklaştıkça, uzaklaştırmaya olan istediğim sönüp gidiyor.
Yeniden yakamıyorum, olmuyor. Çok zor evet. Dayanmam gerek evet.
Ama sadece ben o kadar güçlü bir kız değilim. Hiç olmadım ki.
Hep teslim oldum, biliyorum ki oldum. Kimseye anlatamam ama oldum.
Isha Fisher'mış çok tatlı kadın değil de ne ?

Onu sildim ya, nasıl rahatladım anlatamam.
Hemde pişman olacağımı bile bile, son kez bakmadan, pat diye siliverdim ya.
Çok koydu ama geçecek.
Engelimle beraber onu da, bütün erkek ırkını unutabilirim evet.
Birde ben james blunt hiç sevmem. Cık cık.
Seven erkekleri hele, HİÇ sevmem.


11 Ağustos 2012 Cumartesi

Over the rainbow

Eski yazılarımı çok özlüyorum. Ve hissedebildiğim zamanları.
Sanki o zamanki ben, ben değilim. Şuan ne kadar bunaltıcı hüzünlü bir ruh halim var anlatamam.
Sanırım bridget jones izleyeceğim. Son günlerde aklımdaydı izlemek ama hiç kısmet olmadı.
Bu honeyin bs/bs olayına dönmez umuyorum ki :D
Şu hisli hisli "i cant take my eyes off you" deyişi kafamda tekrar edip duruyor.
Aklıma takılan birşey daha, o kadar izleyici var ve beni hiç takan yok buralarda ya, ona üzülüyorum.
Ben tatillerde hiiiç kitap okuyamıyorum bu arada.
Neden bilmiyorum, belki de internet bana engel oluyor.
Iaggggghhh ben hala true bloodın 9unda bölümünü bitiremedim. Yahu son 8 dk kaldı öyle.
Diyorum ki, keşke dizimag bütün dizileri 720p hd koysa, benim bu torrent çilem bitse.
He birde abime torrent öğretiyorum klsfgmslkf Resmen çocuk bilmiyor, bana soruyor falan.
Çok komik bence. Hani şu twitterda meşhur pes oynayan kız geyiği var ya, o kız gibiyim.
Teknoloji delisiyim, çoğu erkeğin ilgilendiği konularda onlarla tartışabilirim :))
Birtek oyun kültürüm biraz eksik. Ben daha çok sosyal ağları tercih ederim, oyun oynarsam bile online oyun olur. O yüzden yok diablo yok bilmemne anlamıyorum. Bir ara o alana da girmeliyim aslında yahu.
Bahsettim mi hatırlamıyorum, gerçi macbooktan bahsetmişimdir de. Anlatasım vaaar.

Son zamanlarda laptopım bozulduğu -anakartı yanmış- için buralardan sürgün edildim, sonra işyerinden bir netbook geldi ama o da bana pek dayanamadı, bozulacak diye çokta yüklenmedim işte idare etmeye çalışmam. Demem o ki, bu bilgisayarım çok eskidi, zaten abimin bilgisayarıydı. Çanakkaledeyken kullandığı bilgisayar. O yokken de ben onun masaüstünde takılıyordum. Şimdi gelince, laptop benim masaüstü yine onun oldu. Ama herşeyin de bir sınırı var değil mi, ben eskici değilim yahu. Böyle dediğim için kendimi biraz nankörde hissetmiyor değilim ama bazen burama -boynunu gösterir- kadar geliyor. Ver eski telefonunu N kullansın, ver eski laptopını N kullansın, ver eski kitapları N ders çalışsın.. Pek öyle değil aslında. ÇOK nankörüm çok. Ne istersem alınıyor,  ne dersem yapılıyor. Bin tane kullanmadığım elektronik alet var dolapta bekliyorlar yazık yavrularım. Ama hala istiyorum. İstemenin sonu yok ki.. Hep daha fazlasını, hep daha pahalısını. Bu ailede yük olmaktan başka ne işte yaradım ki ?
Değişen ruh haline bakın paragraftaki yalnız jfkgjskf Bir an diyorum ki eskileri bana veriyorsunuz, macbok alın ulan ! Bir an diyorum ki her istediğim alınıyor ama hale istiyorum, nankör ben. Yükselenim ikizler ya, hep ondan bunlar.İkizlerde en sevmediğim burçtur hiç sormayın.

Herkes gibi bende kış gelsin istiyoruuum. O tumblr kızlarında gördüğüm kazakları istiyoruuuum.
Bakınız şu kombine honey de, bende hastayız, delisiyiz, ölüyoruz. Eheh bilmiyorum honey bu kadar abartılı hisler besliyor mu amaa ben besliyorum.
Dur lan. O resim usbde kaldı. hass....
Koyacağım. Tuvalet molası veriyorum, usb ile de döneceğiiim :*


Day 4 - Sıkılmaya başladım yavaştan.

Evet evet yavaştan sıkılmaya başladım ben. Okul sorumluluklarını daha sırtımdan yeni atmışken, sorumluluk falan almak istemiyorum. Düzenli yapmam gereken birşey olsun istemiyorum. Rahatlamak istiyorum. Ama cık pes etmek yok. Bu çok zor bir yazı benim için yalnız. Ben korku filmi sevmem ki. tırt.
 Day 5 - your  favourite horror movie

imdbden bir bakındım da, Resident Evil korkuya giriyormuş OLEEEY !
Ben resident evil çok severim ! Yalnız yine klişe yaptığımı şimdi farketiyorum. Kaçıncısı hatırlamıyorum ama yine son filmine sinemada gittiğim bir seri. Sonra eve gelip serinin tamamını izledim her zamanki gibi.

Gayet güzel bir seridir, izleyin. Zaten bu kadını bir ayrı severim. Filmlerin de hepsini seviyorum yahu. Seçim yapamayacağım. O zaman şöyle yapalım.



Resident Evil: Apocalypse







Resident Evil: Afterlife




VEEE YENİ FİLMİ GELİYORMUŞ EFENİM


Resident Evil: Retribution




Bende bu kadar araştırıp yazdıktan sonra tekrar bir izlesem mi dedim, 3 filmi de varmış bende ama hatırladığım gibi çıkmamasından, beğenmememden korkuyorum yahu. Sizce ne yapayım ? Yorumları alalım böyle, kim izledi bu filmleri kim sevdi kim sevmedi ?Sonuçta izleyeli 3 seneye yakın olmuş, neler değişti o arada neler.. Tekrar izlenir mi ? :)

Day 3 - one more fav

Bu benim için biraz zor bir yazı olacak aslında. Yazmam gereken şey;
Favourite action/adventure movie

Benim favorilerim sürekli ama sürekli değişir, tek bir favorim var diyemem. Ama size aklıma en yatanı yazacağım. Hadi bakalım. Biraz yardım alıp listelere, dosyalarıma falan bakıp öyle seçeceğim.


The Lord of the Rings: The Return of the King




Yüzüklerin efendisi serisini çoook severim. Bunu seçmek istedim. Aslında iki kuleyi de çok severim ama kralın dönüşünü izledikten sonra kesinlikle favorim o oldu. Aklımda daha mission impossible var, the avengers var, AAA daha john carter var ! Çok çok güzel filmdir. Batman begins var bayılırım. Seçtim birini işte. Çünkü gerçekten aralarında bir seçim yapamam, hepsi benim bebeklerim skdfglksdm. Bu kategoride gerçekten çok çok iyi yapımlar var. 

Yalnız ben bugünun mimini baya baya unutmuştum, honeyle konuşurken aklıma geldi iyi ki geldi fkngjkf

9 Ağustos 2012 Perşembe

Day 2 - Easy One


Bugün ki konumuz neyse ki kolay *göbek atar*
Day 2 - the last movie you watched

En soon izlediğim film Batman - Dark Knight

İzleme hikayem şöyle ki, yine gittim bir Naz klişesi yaptım ve öncesini izlemediğim bir filmin 3.sünü sinemada izledim.
Sonra eve gelip ilk filmi izledim. Tanrım o kadar güzeldi ki anlatamam. Hatta çok etkilenip ertesi gün batman tişörtü giyip defalarca yanımdan geçerken söylenen "hiyaa batman" nidalarına katlandım. Acaba biri bana açıklayabilir mi, bir insan herhangi bir film, grup tişörtü giydiği zaman yanından geçerken o şeyin adı söylenip gülünür? Eğlenmediğimden değil, çok sinirli gibi yazdım ama mantığını anlamıyorum arkadeş.
Neyse efenim ne diyordum, ben ilk filmine aşık olunca 2.sine de ışık hızıyla geçtik ertesi gün tabi kii. Aman ne sıkıcıydı, ne kadar anlaşılmazdı yahu. Tamam çok sıkıcı da değildi ama elimde olmadan ilk filmle karşılaştırınca, epey sıkıcı oluyor. Olmamış joker, olmamış. Zaten tekrar izlemem gerek. Şu film izlerken mesaj gelmesi en sinir olduğum şey. Dikkatimi filme vermek isterken zırt pırt cevap yaz, oldu film sana "ne oldu yiaaa anlamadım burayı" "burayı da anlamadıım" falan filan.
Honey seni kastetmiyorum yanlış anlamaa :*
Son olarak farkettim ki bu batman filmlerin hepsinde var, adamların olayı bu. Filmin ilk 50 dksı dünyanın en sıkıcı filmi. Sonra birden hareketleniyor bişeyler oluyor süperleşiyor. Sonuç olarak ortalama bir film diyebilirim. Son filmi de, ilki de çok daha iyiydi ama bu da fena değildi.

İşte böylee,bugün ki yazımızı da yazdık efenim.

BİRDEEEEEE, Allaaşkına ya adamın ağzı ÇOK çirkin değil miiiiiiiiiiiiiiiiiii !!!!!!
Maske taktığı zaman tek odaklanabildiğim çirkin ağzının yanında, bir o kadar çekici ve seksi olan sesi.
SESİ ÇOK SEKSİİİİ ULEN.
Temem. İzleyin izletin.